Karar Arşivi

CEZA HUKUKU

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 04.06.2024 tarihli, 2021/16966 E. 2024/7470 K.
-Banka hesabını kullandıran sanık hakkında

“1- (..) Sanıkların diğer sanığın isteği üzerine üçüncü kişilere ait hesap bilgileri ile banka kartlarını temin ettikleri, bir sanığın da kendi hesap ve banka kartlarını kullandığı, hesaplara yatan paraların bizzat bu sanıklar tarafından çekilerek belli bir pay karşılığında (telefonla mağdurları arayan) sanığa verildiği, sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rol ve katkılarının bu sanığın fiillerini tamamladığı, böylece sanıkların fiiller üzerinde ortak hakimiyet kurdukları anlaşılmakla, sanıkların müşterek fail olarak cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, eylemlerinin yardım etme niteliğinde olduğundan bahisle 5237 Sayılı Kanun’un 39. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini yasaya aykırıdır,

2- Sanığın, sanıklardan birinin komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığı, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiği ve hesabına gelen paradan pay almadığı savunması karşısında; sanıkların bu sanık dışında tanıdığı başka kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanığın da kişisel tanışıklığından dolayı duyduğu güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırıdır.”

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 30.04.2025 2024/24160 E. 2025/3482 K.
-Banka hesabını kullandıran sanık hakkında

“Banka hesabını komisyon karşılığında kullandıran öğrenci suç kastı ile hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerekir.”

İstanbul BAM 14. Ceza Dairesi 2024/2192 E. 2024/3237 K.
-Banka hesabını kullandıran sanık hakkında

“Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek, olay tarihlerinde mahalledeki kahvehaneden tanıdığı H isimli bir şahsın elektronik eşya ticareti yaptığını, kendi hesaplarını kullanamadığını söyleyerek kendisinden banka hesap bilgilerini istediğini, bu şahsa suç konusu hesapla birlikte 10a yakın banka hesabına ait banka kartlarını teslim ettiğini, hesaplarının yasa dışı bahiste kullanıldığını bilmediğini öne sürmüş olması hükme esas alınan bilirkişi raporunda sanığın hesabına 10.05.2017, 13.02.2028 tarihleri arasında 2421 işlemde farklı çok sayıda kişi tarafından 232.447 TL para girişinin olduğunun, sanığın ticari faaliyetinin bulunmaması ve gerçekleştirilen transferlerin düşük tutarlı ve küsuratsız transferlerden oluşmasının hesabın yasa dışı bahis faaliyetinde kullanılan hesap tipinde olduğunu gösterdiğinin mütalaa edilmiş olmasına karşılık incelenen hesap hareketleri ve işlem açıklamalarına göre açıkça hesabın suçta kullanıldığına dair bir tespit yapılmamış olması karşısında,

Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya konulabilmesi bakımından; sanığın banka hesaplarına para gönderen veya sanığın hesaplarından para gönderilen şahıslardan öncelikle yetki alanı içinde ikamet edenler olmak üzere kanaate yetecek sayıda kişinin tanık sıfatıyla dinlenerek, sanığı tanıyıp tanımadıkları, parayı ne amaçla gönderdikleri veya aldıkları, bahis ya da şans oyunu oynayıp oynamadıkları, oynuyorlarsa bunları kimin düzenlediği, nasıl oynandığı hususlarında beyanları alınarak sanığın banka hesaplarının bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılıkta kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi, varsa sanık hakkında benzer suçtan açılmış bulunan kamu davalarına ait dosyaların getirtilerek incelenmesi, bum davayı ilgilendiren delillerin örneklerinin dosya içine alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması…. bozulmasına”

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 1. Ceza Dairesi 28.06.2024 tarihli 2024/3478 E. 2024/4807 K.
-Firar suçunda hak düşürücü süre

“Uygulamada sıklıkla yapıldığı üzere firar suçuna ilişkin disiplin soruşturmasının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 47. maddesinde öngörülen emredici ve hak düşürücü süre olan en geç firar tarihinden itibaren 5 gün içerisinde başlatılması gerektiği hâlde hükümlünün yakalanarak kuruma geri alınması üzerine hak düşürücü süre geçtikten sonra başlatılması hukuka aykırıdır.

Firar tarihinden itibaren beş gün geçtikten sonra, hükümlünün yakalandığı ve ceza infaz kurumuna geri alındığı tarihte başlatılan disiplin soruşturmasında disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin…”

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/581 E. 2021/7919 K.
-Gecikmesinde sakınca bulunan halin arama kararında belirtilmesi gerekliliği

“Dosya kapsamına göre; aramaya esas teşkil eden ihbarın 29/09/2015 tarihinde yapıldığı, 01/10/2015 tarihinde kolluk güçlerinin talebi üzerine Cumhuriyet Savcısı tarafından makul şüphe ve gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmasına rağmen arama kararında gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, dosya içerisinde bulunan 01/10/2015 tarihli arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması nedeniyle arama kararının savcılık tarafından verilemeyeceği, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna dair bir ikrarının da olmadığı, Anayasa’nın 38/2, 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı ve bu gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA…”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/338 E. 2021/246 K.
-Kolluk görevlilerinin, görevlendirme bulunmaksızın delil toplaması

“Dosya içerisinde bulunan 07.01.2013 tarihli “Olay Tespit Yakalama ve Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı” ile tutanak düzenleyicisi olan tanık Ercan Baki’nin beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere kolluk görevlilerinin CMK’nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın olaya el koyup delil toplama faaliyetine girişmeleri, bu hususun Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine hareket edildiğine ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmeyen 06.01.2013 tarihli “Önceden Para Seri No Tespit Tutanağı” ile de desteklenmesi, olay tarihinde sanık ile mağdurların birlikte bulundukları evden elde edilen delillerin rızayla teslim alındığına dair gerek “Olay Tespit Yakalama ve Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı” gerekse 06.01.2013 tarihli “Para Geri Alma Tutanağı”nda herhangi bir ifadenin bulunmaması, her ne kadar “Olay Tespit Yakalama ve Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı”nda polislerin arama yapmadan evden ayrıldıklarına yer verilmiş ise de yapılan işlemlerin esasen arama ve el koyma niteliğinde olup CMK’nın 116 ve devamı maddeleri ile aynı Kanun’un 123 ve 127. maddelerine aykırı olması, söz konusu hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delillerden hareketle kolluk tarafından tespit edilen beyanların da hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında; anılan deliller değerlendirme dışında bırakıldığında tanık Fevzi’nin yargılama evresindeki soyut anlatımları haricinde tüm aşamalarda suçlamaları reddeden ve Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadelerine başvurulan mağdurlar tarafından kendisine herhangi bir suçlama yöneltilmeyen sanığın, yüklenen fuhuş suçunu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli delillerin bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekmektedir.”

Yargıtay 7.Ceza Dairesi 03.12.2024 2023/11854 E. 2024/10761 K.
-Gecikmesinde sakınca bulunan halin sebebinin arama emrinde belirtilmesi gerekliliği


“Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama emri bulunmasına rağmen arama emrinde gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, yine dosya içerisinde bulunan arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması ve gecikmesinde sakınca bulunan halin bulunmaması nedeniyle yazılı arama emrinin Cumhuriyet savcılığı tarafından verilemeyeceği, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, müzmilerin beyanına göre iş yerinde yapılan arama sonucunda eşyaların gizlenmiş vaziyette ele geçirildiği, bu itibarla suçüstü halinin mevcut olmadığı, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi beraat kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerini reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup…”

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9541 E. 2022/1669 K.
-Gecikmesinde sakınca bulunan halin sebebinin arama emrinde belirtilmesi gerekliliği

“Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmasına rağmen arama kararında gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, dosya içerisinde bulunan 03.03.2014 tarihli arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması nedeniyle arama kararının savcılık tarafından verilemeyeceği, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçirilen kaçak sigaralardan haberinin olmadığını beyan etmiş olup usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek, sanık hakkında mahkemenin farklı gerekçeyle verdiği beraat kararının netice itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla…”

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/392 E. 2014/4109 K.
-Kolluk görevlilerinin, kendileri tarafından el konulan olayları emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısına derhal bildirmekle yükümlü oldukları, hukuka aykırı delil

“Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde D.. Kahvehanesi isimli iş yerine kumar oynandığı ve alkol alındığı ihbarı yapılması üzerine olay yerine giden müştekilerin kahvehaneyi bir süre izledikten sonra içeriye girdikleri, masanın üzerinde bulunan paraları ve iskambil kağıtlarını almak istediklerinde sanık A..B..’nin buna engel olmak isteyerek ” siz sürekli buraya geliyorsunuz, sizi yaşatmayacağız, buradan çıkamazsınız” şeklinde sözlerle müştekileri tehdit ettiği ve saldırarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddiasıyla yapılan yargılamada, 5271 sayılı CMK’nın 160 ve 161 maddeleri uyarınca doğrudan doğruya veya adli kolluk görevlileri aracılığıyla soruşturma evresini tamamlama yetkisi Cumhuriyet Savcılığına ait olmakla birlikte anılan Yasanın 161/2. maddesi gereğince adli kolluk görevlilerinin, kendileri tarafından el konulan olayları emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısına derhal bildirmekle yükümlü oldukları da gözetildiğinde, öncelikle yapılan ihbar üzerine Cumhuriyet Savcısına haber verilip verilmediği, konuyla ilgili herhangi bir mahkeme kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak böyle bir karar bulunmaması halinde sanığın eylemlerinin TCK’nın 86/3 ve 106. maddelerinde düzenlenen kasten yaralama ve tehdit suçlarını oluşturup oluşturmayacağının ve sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması suretiyle hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA…”

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/15981 E. 2016/1368 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil

“Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/11/2014 tarih 2013/9-610 Esas 2014/512 karar sayılı kararında belirtildiği üzere;
“5271 sayılı CMK’nın 2/e, 161 ve 2559 sayıl PVSK’nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte iken usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla … yaptığı arama işlemi usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadıkça açıkça hukuka aykırı olacağı gibi bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir.”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/760 E. 2017/138 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil

“Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.11.2014 tarih 2013/9-610 esas 2014/512 sayılı kararında da belirtildiği üzere;
5271 sayılı CMK’nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK’nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte olup, usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan arama işleminde usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığında arama açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/10101 E. 2025/3894 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, kışkırtıcı ajan

“Dosya kapsamına göre; olay tutanağında, olay günü asayiş büro amirliğine telefon ile gelen bir ihbar üzerine; polis memurlarının sanığın kullanmış olduğu ihbarda belirtilen telefon numarasını arayarak buluşma ayarlandığı ve sanığın yanına gittikleri akabinde, seri numarası belirlenen parayı sanığa verip uyuşturucu maddeyi aldıktan sonra sanığın yakalanmak istendiğinde durumu fark edip kaçtığı olayda, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilerek emirleri doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı CMK’nın 160 ve devamı maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirmesi bulunmaksızın sanık telefon ile aranarak uyuşturucu madde alışverişi konusunda anlaşılıp, buluşma sağlanılarak, uyuşturucu maddeler ele geçirildikten sonra Cumhuriyet savcısına haber verildiği, Anayasamızın 38/6. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın; 206/2-a, 217/2 ve 289/1-i maddeleri uyarınca bu suretle elde edilen deliller hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğnameye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/10560 E. 2025/5547 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, suçüstü hali

“Alınan ihbar üzerine takip altında bulunan sanığın üzerinde arama yapılan olayda suçüstü halinin varlığından söz edilemeyeceği gibi önleme arama kararı ile de arama yapılamayacağı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 2-e maddesi, yine aynı Kanun’un 161. maddesi ve 2259 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun ek 6. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısına derhal olayın haber verilip yazılı emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve sanığın üzerinde CMK’nın 116 ve 119. maddeleri uyarınca arama yapılması gerektiği halde, önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetlerine yeterli başkaca delil bulunmayan sanıkların beraatları yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/19941 E. 2022/2704 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, kışkırtıcı ajan


“sanık … ile ilgili alınan ihbar üzerine sanıklar hakkında CMK’nın 161/2. maddesi gereği Cumhuriyet savcısının bilgi ve talimatı doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, Cumhuriyet savcısının talimatı ve haberi olmadan tanık … aracılığı ile sanıklarla yapılan uyuşturucu madde alışverişinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin yasak delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16292 E. 2023/2886 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, suçüstü hali

“Dosya içeriğine göre; olay tutanağında, işlenmekte veya henüz işlenmiş olan ya da pek az önce işlenmiş bir suçun mevcudiyetini ortaya koyan somut şüphe sebepleri belirtilmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (j) bendi ile 2559 sayılı Kanun’un 13/A maddesi kapsamında suçüstü halinin varlığından bahsetmek mümkün olmadığı halde, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilerek emirleri doğrultusunda sanık hakkında işlem yapılması gerekirken; Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirmesi bulunmaksızın, sanığın evinin bir süre gözetlenmesinden sonra, suça yönlendirir biçimde tutanak tanığı V. tarafından evin camına taş atılması üzerine cama çıkan sanığın “Buyur ne istiyorsun?” diye sorması üzerine V.’ın “Eşya lazım” dediği, sanığın “Ne kadarlık istiyorsun?” diye sorduğu, V.’ın “100,00 TL lik 2 parça alacağım” şeklindeki cevabı üzerine sanığın “Gel kapıyı açıyorum” dediği ve bu suretle sanığın uyuşturucu madde satışına teşvik edildiği anlaşılmıştır.

Kolluk görevlilerinin, Cumhuriyet savcısının bilgi ve talimatı bulunmaksızın, görev ve yetkileri dışına çıkarak, sanığı suça teşvik etmeleri suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasa’nın 38 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/19724 E. 2022/5284 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, kışkırtıcı ajan

“CMK’nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK’nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği ihbarını alan kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte iken, bu işlem yapılmadan delil elde etmek amacıyla, tanık …’nın beyanında belirttiği … isimli şahsı tekrar arayarak uyuşturucu madde istemesinin talep edilerek buluşmalarının sağlandığı, alışverişin yapılmasının ardından sanığın yakalandığı, usulüne uygun adli arama emri veya kararı alınmadan detaylı üst arama işlemi yapıldığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının bilgisi ve emri bulunmaksızın yapılan işlemler hukuka aykırı olup, elde edilen delillerin, delil değerlendirme yasağı kapsamında kaldığı ve hukuka uygun kabul edilemeyeceği, yine suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası, CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ve 217. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hükme esas alınamayacağından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/21989 E. 2022/7279 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, suçüstü hali, kışkırtıcı ajan

“Dosya içeriğine göre; olay tutanaklarında işlenmekte veya henüz işlenmiş olan ya da pek az önce işlenmiş bir suçun mevcudiyetini ortaya koyan somut şüphe sebepleri belirtilmediğinden CMK’nın 2/j maddesi ile PVSK’nın 13/A maddesi kapsamında suçüstü halinin varlığından bahsetmek mümkün olmadığı halde, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilerek bilgisi dahilinde sanık hakkında işlem yapılması gerekirken, Cumhuriyet savcısının CMK’nın 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın sanık ile telefon irtibatı sağlanarak serbest iradesi dışında uyuşturucu madde satışına teşvik edilmiştir. Böylece kışkırtıcı ajan gibi hareket eden kolluk görevlileri, sanığı suç işlemeye teşvik etmiştir.
Somut olayda; kolluk görevlilerinin Cumhuriyet savcısının bilgi ve talimatı bulunmaksızın, görev ve yetkileri dışına çıkarak, sanıkları suça teşvik etmeleri suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasanın 38/6. ve CMK’nın 206/2.a maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/14536 E. 2022/12396 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil

“Diğer taraftan, dava dışı kullanıcı sanıklar … ve …’ın kendilerinden ele geçen uyuşturucu maddeyi … plakalı araçta bulunan biri bayan biri erkek olmak üzere iki şahıstan aldıklarını söylemelerinden sonra CMK’nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK’nın ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği ihbarını alan kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte iken, Cumhuriyet savcısına haber verilmeksizin sanıkların araçlarının ve üstlerinin aranması hususunda CMK’nın 116- 119. maddeleri uyarınca “adli arama kararı” veya “yazılı arama emri” alınmaksızın sanık …’in kaba üst yoklaması ile sütyeni de kontrol edilecek şekilde üstünün aranması suretiyle elde edilen delil de Anayasa’nın 38/6. ve CMK’nın 206/2.a maddeleri uyarınca hükme esas alınamaz.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/10560 E. 2025/5547 K.
-Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekliliği, hukuka aykırı delil, suçüstü hali

“Alınan ihbar üzerine takip altında bulunan sanığın üzerinde arama yapılan olayda suçüstü halinin varlığından söz edilemeyeceği gibi önleme arama kararı ile de arama yapılamayacağı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 2-e maddesi, yine aynı Kanun’un 161. maddesi ve 2259 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun ek 6. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısına derhal olayın haber verilip yazılı emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve sanığın üzerinde CMK’nın 116 ve 119. maddeleri uyarınca arama yapılması gerektiği halde, önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetlerine yeterli başkaca delil bulunmayan sanıkların beraatları yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname’ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA…”

İstanbul BAM 5. Ceza Dairesi 11.03.2020 tarihli 2019/2389 E. 2020/617 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanan sanığın “ihbar içeriğinde” yer almayan evinin adresini söyleyerek suça konu adreste arama kararına dayalı olarak arama yapılması sonucu kullanım sınırlarının üzerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunmasını sağlaması hâlinde hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır.

Uygulamada kolluk tarafından dışarıda uyuşturucu madde ile yakalanan ve uyuşturucu madde ticareti şüphelisi olarak değerlendirilen şüphelilerin evlerine gidilerek ikâmet araması gerçekleştirildiği ve bu aramalarda genellikle şüphelinin üzerinde ele geçirilen maddeye göre daha fazla uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde ticaretinin yapıldığını gösterir hassas terazi, paketleme malzemesi vb. malzemeler ele geçirildiği görülmektedir. Bu durumda, tutanakta açıkça “sanığın adresini bildirmesi” üzerine adrese geçildiği ibaresinin yer alması durumunda Mahkemeden etkin pişmanlık uygulanması talep edilmeli, adresin kolluk tarafından ne şekilde tespit edildiğinin tutanak içeriğinden anlaşılamadığı durumlarda adresin olası tespit şekilleri üzerinde durularak adresin sanığın söylemesi dışında tespit edilemeyeceği durumlarda etkin pişmanlık uygulaması yönünde sonuca gidilmelidir.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/15975 E. 2023/2567 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık, bekçilerin arama yetkisi

“Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nda kaba üst araması yapma yetkisi düzenlenmediğinden bekçilere uyuşturucu maddeleri kendiliğinden teslim eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır.”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/220 E. 2018/605 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Kolluk görevlilerinin yapmış oldukları kontroller sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenimden kaynaklanan makul sebebe dayalı olarak, sanık ile inceleme dışı sanıkların içerisinde bulunduğu ve durumundan şüphelendikleri aracı PVSK”nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye istinaden durdurduklarının, bu aşamada görevlilerce aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen yerlerinin mutlak suretle kontrol edileceğinin ve yapılacak kontrol sonucunda esrarın bulunacağının anlaşılması karşısında; içerisinde bulunduğu aracın el freninin yanında, açıkta ve görünür şekilde olan suç konusu esrarın ele geçirileceğini anlayan ve esrarı görevlilere teslim eden sanık hakkında, TCK”nın 192. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, ancak sanığın içerisinden esrarı alıp getirdiği araçta kendisinin yanı sıra inceleme dışı sanıklar…. ve “ın da olduğu gözetildiğinde, araçta bulunduğu yer itibarıyla esrarın kime ait olduğunun bilinmediği aşamada sanığın kendisine ait olduğunu söyleyip esrarı görevlilere teslim etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu dikkate alındığında, sanık hakkında TCK”nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanık hakkında etkin pişmanlık ile ilgili TCK”nın 192. maddesinin 3. fıkrası yerine, aynı maddenin 2. fıkrasının uygulanması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2016/914 E. 2020/4440 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Şüpheli hareketlerinin ne olduğu belirtilmeden şüphe üzerine durudurulan ve arama kararı bulunmadan durdurulan sanığın araçtan inerken araçta uyuşturucu madde bulunduğunu söyleyerek uyuşturucu maddeleri kendi rızasıyla teslim ederek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bozma nedenidir.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/3142 E. 2020/5943 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Dosyada bulunan 08.11.2018 tarihli olay tutanağına göre, suç şüphesi altında bulunmayan sanığa görevlilerce üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine kendiliğinden, koynundan çıkardığı uyuşturucu maddeleri rızasıyla görevlilere teslim ettiği anlaşıldığından; sanık hakkında adli arama kararı bulunmadığı aşamada PVSK’nın 4/a maddesi uyarınca kaba üst araması ile bulunamayacak bir yerde sakladığı uyuşturucu maddeleri kendi rızasıyla teslim ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun ortaya çıkarılmasını sağladığından TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/677 E. 2024/792 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Olay tutanağının içeriği ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde kolluk görevlilerinin sanıkların bulunduğu aracı durdurmalarından sonra haklarında arama kararı bulunmadığı esnada suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine sanık …’nın ancak arama kararı ile bulunabilecek iç çamaşırı içindeki suça konu maddeleri teslim etmesi ile kendi suçunu ortaya çıkarması, sanık …’nın ise diğer sanık …’nın çantasında ve üstünde ele geçirilen maddelere ilişkin delil bulunmadığı aşamada maddelerin bir kısmının da kendisine ait olduğunu beyan etmek suretiyle kendi suçunu ortaya çıkarması sebebiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı kanunun 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini… Hukuka aykırı bulunmuştur.”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/3053 E. 2023/4534 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Olay günü, sanığın aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada kullanımındaki motosikletinde dışarıdan bakıldığında görülemeyecek ve arama sonucu bulunabilecek uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ederek kendi suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bozma nedenidir.”

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/297 E. 2016/3042 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Üzerinde silah ve başkasına ait kimlik bulunduğu” şeklindeki ihbar ile hakkında uyuşturucu madde ile ilgili ihbar ve şüphe bulunmayan sanığın, arama kararı bulunmadığı aşamada kolluk görevlilerinin belindeki kabarıklığı sormaları üzerine cüzdanında kullanmak için bulundurduğu eroin olduğunu belirterek uyuşturucu maddeyi teslim ettiği anlaşıldığından; suç resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce kendiliğinden uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayan sanık hakkında TCK’nın 192/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi…”

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/20387 E. 2024/8556 K.
-Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık

“Dava dosyasına göre, sanık hakkında şehir dışından uyuşturucu madde getirteceği yönünde istihbari bilgi bulunduğu, bunun üzerine sanığın içerisinde olduğu dolmuşun kolluk görevlilerince durdurulduğu, sanığın kaba üst araması yapılırken üzerinde bulunan sentetik kannabinoid içeren kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddeyi kendisine ait olduğunu söyleyerek kolluk kuvvetlerine teslim ettiği, bu itibarla sanık aleyhine hükmedilen cezada 5271 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği indirim yapıldığı anlaşılmış ise de sanığın kaba üst aramasında istihbari bilgi doğrultusunda ele geçirileceğini anladığı uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmesinin kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım olarak kabul edilemeyeceği, sanık bu uyuşturucu maddeyi teslim etmese de ele geçirileceğinin muhakkak olduğu bu nedenle koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak sureti ile eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.”