Ceza Hukukunda Yargılamanın Yenilenmesi

Ceza Hukukunda Yargılamanın Yenilenmesi

1.Tanımı ve Niteliği

Ceza yargılamasında kanun yollarının tüketilmesi ile verilen hükme karşı başvurulacak bir kanun yolunun kalmaması sonucunda söz konusu hüküm kesinleşir. Kesinleşmiş hükümle alakalı, normal şartlar altında yeniden bir soruşturmanın yahut kovuşturmanın başlatılması mümkün değildir. Bununla birlikte aynı dosya kapsamında kişi hakkında yeniden yargılama yapılması da esasen mümkün değildir. İşte CMK m. 311 de olağanüstü kanun yolu olarak düzenlenmiş olan yargılamanın yenilenmesi kurumu tam olarak bu noktada devreye girmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 311’de belirtilen şartlar oluştuğu takdirde, yeniden yargılama yapılması mümkün hale gelecek ve sanık lehine yahut aleyhine yeni bir hüküm tesis edilebilecektir.

2.Başvuru Süreci ve Süreler

– Başvurulabilecek merci: Yeniden yargılama talebi, hükmü veren mahkemeye bir “yargılamanın yenilenmesi dilekçesi” ile yapılır.
– Süreye tabi midir?
  • Lehine yenilenme: Genelde süre kısıtlaması yoktur — zaman aşımı veya hak düşürücü süre aranmaz.
  • AİHM kararıyla talep: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kesinleşmiş bir karar verirse, yargılamanın yenilenmesi talebi bu kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır.

3.Kim Başvurabilir?

– Hükümlü kendisi lehine yenilenme talep edebilir.
– Hükümlü ölmüşse, eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri başvurabilir.
– Bu kişilerin yokluğunda, Adalet Bakanı da talep edebilir.
– Ayrıca, Cumhuriyet savcısı, hem lehine hem aleyhine yenilenmeye başvurabilir.

4.Yenilenme Nedenleri

a) Hükümlü Lehine (CMK m.311)
1. Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması.
2. Yeminli tanık ya da bilirkişinin lehine değil aleyhine gerçek dışı tanıklık veya oy verdiğinin anlaşılması.
3. Hükme katılan hâkimlerden birinin, hükümlü lehine değil aleyhine görev kusuru işlemesi.
4. Hüküm, başka bir kesinleşmiş hükümle ortadan kaldırılan bir hukuk mahkemesi kararı üzerine verilmişse.
5. Yeni olay veya yeni delil ortaya konup, bunlar tek başına ya da mevcut delillerle birlikte değerlendirildiğinde beraat veya daha hafif cezayı gerektirecek nitelikteyse.
6. AİHS veya protokollerle güvence altına alınan hakların ihlali sonucunda verilen kararın AİHM tarafından kesinleşmesi hâlinde, 1 yıl içinde yenileme talebi yapılabilir.

Yukarıda sayılı hallerden bilhassa üzerinde durmak istediğimiz yeni delillerin ortaya çıkması durumudur. Diğer şartlar lafızlarıyla net bir biçimde anlaşılmakta iken yeni delil yahut olayların ortaya çıkması yoruma açık bir konu olduğundan uygulamada da en çok bu şartın yorumlanmasında sorunlara rastlanmaktadır. Şunu belirtmek gerekir ki; yeni delil yahut olaydan kasıt yargılama esnasında tartışılmamış bir delil yahut olaydır. Delilin ne zaman ortaya çıktığı, olayın ne zaman gerçekleştiği önemli değildir. Mühim olan, delil yahut olayın yargılama esnasında tartışılmamasıdır.  Nitekim Yargıtay, “yeni delil/olay” kavramında; delilin mahkemeye bildirilmemiş olması ya da mahkemece dikkate alınmamış olması durumlarının yeterli olduğunu, ancak delilin önemli nitelikte olması gerektiğini açıklar. Bu delil veya olay, beraati ya da daha hafif cezayı haklı ve gerekli kılacak düzeyde olmalıdır.

b) Hükümlü Aleyhine (CMK m.314)
1. Lehine ileri sürülen ve hükmü etkileyen belgenin sahteliği.
2. Hükme katılan hâkimlerden birinin, lehine değil aleyhine görev kusuru işlemesi.
3. Sanık beraat ettikten sonra hâkim önünde güvenilir nitelikte ikrarı olması.

5.Engeller ve Usul Kuralları

– Engeller: Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yenileme talebine engel değildir.
– Hakim değişikliği: Yenileme talebini inceleyecek yerel mahkemede, önceki yargılamada görevli hâkim yeniden görev alamaz.
– İnfaza etkisi: Yenileme talebi kendiliğinden infazı durdurmaz; ancak mahkeme, infazın geri bırakılması veya durdurulması yönünde karar verebilir. Bu kapsamda yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunurken aynı zamanda infazın durdurulması talebinde bulunulması da önemlidir.
– Ret kararına itiraz: Yenileme talebi reddedilirse, itiraz hakkı olup, ret kararına karşı yeniden başvurulabilir; ret kararı kesin değildir.

Özetle yargılamanın yenilenmesi süreci:

Belirttiğimiz üzere yargılamanın yenilenmesi talebi hükmü tesis eden mahkemeye yapılır. Karar veren hakim, iade-i muhakeme talebini değerlendiremez. Talebin değerlendirilmesi onun yerine başka bir mahkemeden hakim atanması suretiyle yapılır. Talebin reddi halinde red kararına karşı itirazda bulunma hakkı mevcuttur ve itirazın değerlendirilmesi ile verilen karar kesindir. Talebin kabulü halinde ise dosya yeni bir esas alır, tensip oluşturulur ve yargılama süreci tekrarlanır. İade-i muhakeme talebi hükümlünün lehine yapılmışsa burada verilecek ceza öncekinden daha ağır olamaz. Sonuçta verilecek karara karşı kanun yolları açıktır. 

Çetinkaya Hukuk ve Danışmanlık Ofisi Olarak Sunulan Hizmetimiz

Çetinkaya Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak, Ceza Hukukunda Yargılamanın Yenilenmesi (İade‑i Muhakeme) konusunda kapsamlı danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Hizmetlerimiz kapsamında:
– Somut olaya istinaden yargılamanın yenilenmesi gerekçelerinin (CMK m.311–314) uygunluğunu değerlendiriyoruz.
– ‘Yeni delil’ ya da ‘yeni olay’ kavramının kanun ve Yargıtay içtihatlarına göre yorumlanmasını sağlıyor, önerilecek stratejileri hazırlıyoruz.
– Yasal sürelerin takibi, AİHM kararlarının incelenmesi ve yenileme süresinin doğru hesaplanmasını temin ediyoruz.
– Başvuru dilekçesi hazırlanması, gerekli evrakların düzenlenmesi, süreç takibi ve mahkeme temsil süreçlerini yürütüyoruz.

Leave A Reply